AIESEC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AIESEC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2011 Çarşamba

Endonezya Albümleri / 印尼相簿 - V

Uyku tutmayan gecelerde sabaha kadar FM oynayıp sabaha karşı da bisiklet gezintisine gezmek güzel oluyor Padang'da.
睡不着的晚上真享受打遊戲(Football Manager)熬夜,早上出去騎腳踏車。


Kahvaltı niyetine bir porsiyon Sate (Malezya'da satay diye geçer), tavuk çöp şiş diyebiliriz. Malezya'da domuzu da var.
我的早餐是sate, 在馬來西亞同一個菜叫satay. 可以翻成中文雞肉串,在馬來西亞也有豬肉的。



Mütevazi kahvaltımdan sonra sahilde hindistan cevizi içip kitap okumanın dayanılmaz hafifliği. Kargo ile anneme yollattığım son Hakan Günday kitabı, Ziyan. Son dediysem, o zaman için sondu, ondan sonra "Az" çıktı.

吃完早餐以後去海灘喝椰奶看書。我媽媽從土耳其寄我最愛的作者最後一本書給我。



Endonezyalılar için de futbol büyük bir tutku, "futsal" diyorlar halı saha maçına. Bir de Türkiye'denim dediğim zaman hemen başlıyorlar saymaya Hakan Şükür, Hasan Şaş, İlhan Mansız diye 2002 dünya kupası kadrosunu.(kırmızı şortlu ben)

印尼人也超着迷足球。(穿紅色短褲的是我)




5 Temmuz 2011 Salı

Sri Lanka'da Ne Yedim? / 我在斯里蘭卡吃了什麽呢?

Sri Lanka, gitmeye karar vermeden önce hakkında hiçbir şey bilmediğim bir ülkeydi, ben de işte tam olarak bu sebepten gidip görmeye karar verdim. Hakkında hiçbir şey bilmediğim için gizemli, gizemli geldiği için de çekici geldi bana. Sri Lanka hakkında daha önce duyduğum 2 şey vardı, birincisi AIESEC ile İzmir'e gelen bir Sri Lankalı'nın soğuk havaya alışkın olmadığı için buranın kışına ayak uyduramadığı idi, ikincisi de bir Hakan Günday kitabında geçen "Sri Lanka'da sahilde inci toplama işçisi olarak çalıştırılan kızlar" tarzında bir cümle idi. Filler diyarı olduğunu bile bilmiyordum, daha sonra gözlerimle de şahit oldum. Hatta file bile bindik, önce biz onu yıkadık sonra o bizi. Resimlerini Sri Lanka gezi yazısında eklerim, "yediğin içtiğin senin olsun bana gördüklerini anlat" derler ama ben tam tersini yapacağım bu yazıda.

去斯里蘭卡之前真沒有長關於斯里蘭卡的知識,這就是我沒什麽決定去斯里蘭卡旅遊的原因。因爲我一點也不了解所以很神秘,因爲很神秘所以蠻有吸引力。以前有聽説過的兩件事。第一,曾經一個斯里蘭卡女生用AIESEC機會來İzmir(我的家鄉),後來沒有適應這裡的冬天因爲不習慣冷天氣。第二,看過的一本書裡說這句"在斯里蘭卡海邊採集珍珠的小女孩"。連斯里蘭卡有很多大象都不知道。後來親眼也看到了,甚至坐了一頭。先我們洗了他幹警然後輪到他該洗我們了。有拍攝相片,下一篇斯里蘭卡遊記會加給你們看,這次光有吃的喝的。

6 gün kaldığım Sri Lanka'da ilk olarak bir "South Indian Restaurant"a gittim. Koca bir tabak briyani, yanında sosunu çok beğendiğim tavuk but ve çatalla bastırmakta olduğum, Sri Lanka ve Hindistan'a giderseniz her yerde göreceğiniz Samosa.

Sri Lanka'da ne yiyebilirim? Sri Lanka gezi yazısı, Sri Lanka'ya nasıl gidilir? Sri Lanka Türklerden vize istiyor mu?


Colombo'nun aksine Kendi'de daha çok ev tarzı yemekler bulabildik. Çok lüks bir restoran, pahalı da, ama Sri Lankalılar'a pahalı, aşağıdaki yemeklerin hepsine 7-8 lira verdik diye tahmin ediyorum. Bir hatırlatma, Sri Lanka ve Hindistan'a giderseniz mutlaka ama mutlaka "Thali" yemelisiniz, bol körilisinden.

在Kendi家食品比Colombo好找。去了一家對當地人貴對我們蠻合理的餐廳。以下的相片裡菜總共付了大概150台幣。對了你們若去斯里蘭卡或印度要記得吃Thali, 加很多咖喱。


Kaldığımız otelde çalışan ve çok sevdiğimiz Giyan ile yemeğe çıktık.Çok ama çok tatlı bir insan kendisi. Turuncu çiçekli bir pantolonum vardı Malezya'da aldığım, onu çok beğendi, ben de çok sevmeme rağmen hediye ettim kendisine. Ayrılırken de bizim için aşırı bir önemi olmayan ama onun için fazla bir miktar bahşiş de bıraktık. Keşke fırsat olsa da bir daha görebilsem kendisini. Her neyse, sadece yemek olacak demiştim bu yazıda.

Giyan在我們住的飯店上班,叫他一起去吃飯。他真的是好人也蠻可愛的。他喜歡我在馬來西亞買的一件褲子,雖然我也很喜歡但把它送了他。告別的時候也給他不少小費。很期望有機會再見他。算了,本編文章只要說吃的。




Sonsuz sayıda hindistan cevizi tükettiğimi söylememe gerek yok aslında.
其實不用説我吃了無數椰果。


Amcadan aldığımız coconut'ı fil yetimhanesine giden yolda manzaraya karşı içmek için saklıyorum. Kiraladığımız "tuk tuk" ile resmimiz için buyrunuz.
把在樓上買的椰果為在路上看著風景吃而留下來。


Sri Lankalılar ananası ve mangoyu karabiberli, kırmızı biberli yemeyi seviyorlar. Bence çok başarısız bir kombinasyon.

斯里蘭卡人吃鳳梨和芒果撒胡椒跟辣椒,我覺得很不好吃的組合。


İngilizcesi "betel nut" olan bir hede. Tayvan'da direk ağacın meyvelerini yiyoruz, burada ise toz haline getiripçeşitli baharatlar ekliyorlar. Çok farklı tarzda ama etkisi aynı, kafa yapıyor, enerji veriyor.

斯里蘭卡的檳榔!


Adında "beer" geçmesine bakmayın, alkolsüz bi şey zencefil birası. Sadece Sri lanka'da var dediler ama ben hindistan'da da görmüştüm. Boğazı hafif yakıyor zencefilin aromasından ötürü.
不要看名稱裡有beer這個字,沒有酒精。當地人說斯里蘭卡才有但在印度也看過。

Ecnebicesi wood apple, Türkçesini bilmiyorum, sesli sözlük "fil elması" diye çeviriyor. Yoğun ve güzel bir aroması var.
我不知道wood apple的中文版是什麽。口味很農,很好喝。




Son olarak belirtmem lazım, Sri Lanka'da yediğim yemekler arasında en beğendiğim Kottu Roti isimli bir yiyecek, ve hoşuma en çok giden yemeği Kendi şehrinde bir KFC'de yemem şaşırtıcı aslında. O gün kameramı yanıma almayı unutmuşum, o yüzden google görsellerden bir bağlantı veriyorum. KFC'de olduğundan da anlayacağınız üzere tavuklu idi.

我在斯里蘭卡吃過的菜之内最喜歡的是Kottu Roti。最好吃的果然在KFC吃了。那一天忘了帶相機所以可以看這個google大神圖片的連結。在KFC吃的這個菜果然是雞肉的。

http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=Kottu%20Roti&gs_sm=e&gs_upl=4306l4306l0l1l1l0l0l0l0l219l219l2-1l1&biw=1280&bih=598&um=1&ie=UTF-8&tbm=isch&source=og&sa=N&tab=wi

26 Haziran 2011 Pazar

Minangkabau kabilesi ve Bagonjong çatılar / Minangkabau部落 & Bagonjong 屋頂

Minangkabau insanları, Endonezya'da kökeni Minangkabau kabilesine dayanan anaerkil bir ırk. Bu kabilenin lokal diyalektinde minang zafer kazanan, kabau ise bufalo demektir. İsmin hikayesi oldukça enteresan. Zamanında savaşların kötü olduğunu, insanların bu şekilde hayatlarını kaybetmemesi gerektiğini söyleyen prens, komşu prense bir teklifte bulunur. Endonezya'da bufalolar adım başı zaten, bufalo dövüşünü önerir. Bu fikri mantıklı bulan rakip prens ise bu düelloyu kabul eder. Minangkabau insanları (tabi o zamanlar bu isim henüz yerleşmemiş), hırçın, atik, savaşçı bir bufalonun karşısına uzunca bir süre aç bıraktıkları bebek bufaloyu çıkartırlar. Karşı taraf bunlara gülerler, "bu ne, şaka mı?" tarzında pek de kaale almazlar bebek bufaloyu. Fakat bebek bufalonun boynuzları oldukça keskindir ve açlıktan ölmek üzeredir. Dövüşün başlamasıyla beraber karşısındaki bufalonun memelerine yönelir ve o atiklik ile rakip bufalonun memelerini parçalar ve öldürür. Bu zeka karşısında hayran olan çevre halklar da bu kabileye Minangkabau ismini uygun görürler.

Geleneksel Minangkabau mimarisinde bu çatılar bufalo boynuzlarını simgelemektedirler, Minangkabau insanlarının en yoğun yaşadığı Padang kentinde her yerde gözlemlemeniz mümkündür.

Minangkabau民族從印尼的Minangkabau部落來的。在他們當地方言minang是勝利,kabau是水牛的意思。這個名稱的故事蠻有趣的。當時他們王子認爲打仗不好,人這樣死亡才不值得。呼喚敵人王子水牛戰鬥,不害戰士死掉。敵人王子接受了這個挑戰。Minangkabau(當時這個名稱當然還沒存在)讓一頭嬰兒水牛肚子餓很久,對手水牛是一頭超強大、敏捷、好鬥的。對方笑了他們,其實不太期望這頭嬰兒水牛打贏。但嬰兒水牛的角好尖銳而且肚子好餓。戰鬥一開始它就往媽媽水牛的奶子,一下子把她奶子害得破破碎碎,殺了!邊界的一些部落都尊重了這麽聰明的方法,取了這個部落Minangkabau這個名字。

傳統的Minankabau屋頂代表水牛的角,在這個民族最集中的城市巴東到處都會看到的。







Bir benzinlik / 加油站


Deprem sonrası bir manzara / 地震以後的一張



Benim kaldığım ev (Andalas Üniversitesi'nin rektörünün evinde misafirdim) / 我住的房子 ( 我是Andalas大學校長的客人)




Bukittingi(bukit:dağ, tinggi:yüksek) kentinin saat kulesi / Bukittingi市鈡塔(Bukit: 山, tinggi: 高)








En şirini de bu telefon kulübesi olsa gerek / 最可愛的應該是這個公用電話





22 Haziran 2011 Çarşamba

Endonezya Albümleri / 印尼相簿 - I

Endonezya'nın Padang şehrine indiğim ilk gün aslında çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde kültür şokuyla başladı, bir AIESEC projesinin parçası olarak gittiğim için kalacak yerim hazır, proje arkadaşlarım belli idi ve beni karşıladıktan sonra bir tanışma yemeği ayarlamışlardı sağolsunlar. İşte benim hatam yemekte en azından bir adet çatal beklemek idi, Endonezya'da insanlar yemekleri elleri ile (sağ el) yiyorlar ve restoranlarda çatal bulmak her zaman mümkün olmuyor. Brezilyalı Thiago insanı 1 aydır orada projenin bir parçası olduğundan mütevellit alışmış bu duruma, ben totalde 6 hafta kalıcam ama alışmaya pek de gönüllü değilim açıkçası.

到了印尼的"巴東"城市第一天 - 其實不倒是 - 踫到了文化震撼。因爲我參加AIESEC過去那裡所以我要住的地方、檔案團員都已經知道了,他們還來機場接我了,而且安排了一個結識聚餐。我的錯誤是在餐桌上希望至少一把叉子,印尼人用右手吃飯,在餐廳很難得有叉子。巴西朋友Thiago因爲參加了這個項目已經一個月了所以早就習慣了這個"吃法"。我要呆總共六個禮拜不過真捨不得習慣。


İlk günde dikkatimi özellikle çeken şeylerden biri de şehirler arası otobüsler ve şehir içi dolmuşlar çok "crazy" tasarımlara sahip olması. Dolmuşların yerel dilde ismi "angkot", en önemli iki özelliği şoförlerinin de tasarımları kadar "crazy" kullanmaları angkotları ve içlerinde yüksek seste rock müzik çalması. Endonezyalı'ların popüler müzik anşayışı rock müzik, çok güzel şarkıları var.

第一天另外一件吸引我注意力的東西是巴東的客運跟公車有很"crazy"的設計。公車在當地語言叫angkot, 最突出的兩個特性是第一司機開車開得像車子外貿一樣風,第二裏面播放很大聲搖滾音樂。印尼流行音樂是搖滾音樂,好好聽。




Ücretsiz şehir haritamı almak için gittiğim Turist Merkezi'ne kaydımı da yaptırıyorum.
為拿免費城市地圖而去觀光中心順便報名。


Aşağıdaki meyvenin adı Endonezce'de "Duku" (böyle spell edildiğinden emin değilim), Tayvan'daki bir meyveye çok benziyor, özellikle görüntüsü. Çekirdek yer gibi başlayınca bitirebilene aşk olsun, her yerde tezgahlarda satılıyor, ben alıyorum yarım kilo kendime ama otlakçılar beni rahat bırakmıyor :) 

以下的水果叫做 "Duku" (我不確定是否這樣寫), 長得很像荔枝吧。好好吃,到處有賣這個的小攤子,我買一斤但很多白吃白喝的人,不讓我自己吃完 ^^


Durian diye bir meyve var, çok pis kokuyor, Tayvan'da çok ısrar ettiler ye diye ama kokusu midemi bulandırıyor. Singapur'da bu meyve ile belediye otobüsü ve metroya binmek yasak, Endonezya'da da çok fazla tüketiliyor. Değişik yapmışlar bu sefer, avokado ile karıştırıp dondurmasını üretmişler, üzerine de çikolata sosu, görüntüsüne aldanıp bir kaşık almayı kabul ettim, etmez olaydım. Neredeyse kusuyordum.
p.s. ocak ayındayız ve havanın ne kadar sıcak olduğunu t-shirtümün ıslaklığından çıkartabilirsiniz.

第一次吃榴蓮的經驗,在臺灣很多人堅持我吃一口但劉蓮也太惡臭了吧。在新加坡帶榴蓮不可以上公車也不可以做接運。這次我接受了吃一口因爲把劉連跟鱷梨綜合做冰淇淋上面加巧克力醬。但。。。。我吃了一口差點嘔吐出來了。
p.s.一月,看我t-shirt潮濕程度看得出來天氣多熱吧。




Endonezya'da muzdan birçok şey yapılıyor, ülkelerin mutfakları zaten ekonomik kaygılarla mecburen ne çok üretiliyorsa onu çok kullanırlar malum. Muz cipsi (tuzlu, sıcak), muz ızgara vesaire. Aşağıdaki komik(!) resim de muz böreği. 

在印尼許多食物用香蕉造出來的,反正各國的廚房爲了經濟相關的原因要用當地種最多的東西。比如香蕉片(鹽、熱), 燒烤香蕉等等。以下好笑(!)的照片裡的東西是香蕉麵包。


Biraz da katıldığımız projeden bahsedeyim, 2009 yılının sonlarında Batı Suamtra'da çok büyük bir deprem sonrası Mentawai Adası'nda evlerini, okullarını, ailelerini kaybetmiş ve Padang'da yetimhaneye yetiştirilen çocuklarla ilgilenmek idi. Onlarla oyunlar oynamak, İngilizce öğretmek ya da ne yapmak istiyorsanız herhangi bir şey, emin olun onlarla geçirdiğiniz her dakika onları mutlu etmeye yetiyor. Hepsi futbolu çok seviyor, türkiye'denim deyince türk futbolcuların isimlerini saymaya başlıyorlar, Emre, Hasan Şaş, Hakan Şükür, Tuncay Şanlı, Nihat Kahveci. Bu kadar seviyorlar futbolu ama top almaya paraları yetmiyor, ben bir top hediye ettim yetimhaneye ve plajda sık sık birlikte maç yaptık. Duygusu anlatılamaz tecrübeler bunlar.
Deprem sonrası aşağıdaki resimdeki manzarayı şehrin her yerinde görüyorsunuz :( 

要談一下我參加的檔案了,2009年底在西蘇門答臘大地震以後Mentawai島失去家庭、學校的孤兒開始住在巴東的一處孤兒院了。我跟他們幫忙,任何的幫忙,一起玩遊戲、教英文或者要幹嗎就幹嗎,我保證你們不管干嘛他們都開心得不得了。他們都迷足球,我一告訴我是土耳其人他們就開始說很多土耳其足球員的名字。他們這麽愛踢足球但買不起球,我果然送了他們一個,常常跟他們在海灘一起踢球。這種經驗不可解釋的。以下地震後果,全城市看得到 :(


Yetimhane'de yaşları 5 ila 16 arasında değişen çocuklara bildiğim kadarıyla Zeybek öğetirken:
在孤兒院,孤兒年紀5到16都有,正在教他們Zeybek(土耳其一種
舞蹈)




Padang'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun etnik yapısı anaerkil Minangkabau kabilesinden gelmekte, Minang kendi lehçelerinde "zafer kazanan", kabau da "bufalo" demek. İsmin çok tatlı bir hikayesi var, bunu bir sonraki yazımda açıklayacağım. Şimdilik 2 adet geleneksel Minangkabau çatı yapısı "Bagonjonk" fotoğrafı, bufalo boynuzlarını simgelemekte.

巴東人大部分的族群是Minangkabau部族,是個母系社會。在他們的方言Minang是勝利、凱的意義, Kabau是水牛。這個名稱有一個超酷的由來,下次再談說這個故事吧。這下兩張Minangkabau傳統屋頂架構 Bagonjonk, 代表水牛的角。



Favori yiyeceklerimden muz ızgara ve yanında hindistan cevizi sütü

最愛吃的食物之一: 燒烤香蕉,配椰奶。


Evet, Djarum Black'in Endonezya sigarası olduğunu bilenler el kaldırsın. Paketi 1 dolar. Ki şunu da belirtmek isterim, Djarum'dan daha güzel karanfilli sigaraları da mevcut.

好了,誰知道 Djarum Black是印尼貨,舉手,舉手。(臺灣人應該不知道這個康乃馨口味的香煙吧,在土耳其很受歡迎也很貴) 一包一美金。對了他們有比Djarum還好抽的康乃馨香煙。


Görkem Türkay
戈霽凱


endonezya depremi, endonezya dili, endonezya nerede? endonezya vize. endonezya türkçe çeviri. endonezya yemekleri. endonezya vizesi. endonezya türklerden vize istiyor mu? endonezya ucuz uçak bileti. endonezya tsunami. endonezya haritası. aiesec nedir? aiesec dünya bize katılıyor projesi. aiesec izmir. aiesec padang. aiesec myself myworld. çince sözlük. çince isim yazma. çince çeviri.çince yazı. durian meyvesi. durian fruit. djarum black sigara. djarum black nedir. djarum black hangi ülkenin sigarası. endonezya yemek kültürü. mentawai islands. mentawai surf. mentawai tsunami.巴東抗辱 巴東印尼餐廳 巴東蜀味


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...